CELDE/HADD/KISAS/DİET/KEFARET CEZALARI UYGULAMASI KUR'AN-İ DELİL VE DETAYLARI: (2)

[Resim: FcK8XQNF37suLTV5yTv1HwphQ8v5h34ha2OGcZ8R...fffffff-nd]

CELDE HADD/KISAS/DİET VE KEFARET CEZALARININ UYGULAMASI KUR'AN-İ DELİL VE DETAYLARI: (2)
ALLAH’A VERDİĞİ SÖZLERİ ADAKLARI YERİNE GETİRMEYEN / GETİRMEYEN / İMKANI OLMAYANLARIN YERİNE GETİRMESİ GEREKEN KEFARETLER:
ADAK VE YEMİN / YEMİN VE KEFARETİ / YEMİN NE DEMEKTİR, DİNÎ HÜKMÜ NEDİR?
Sözlükte “kuvvet, sağ el” gibi anlamlara gelen yemin, dinî bir kavram olarak bir kimsenin Allah’ın ismini veya bir sıfatını zikrederek sözünü kuvvetlendirmesi demektir. Mesela “Vallahi (Allah’a yemin ederim ki) şu işi yapacağım yada yapmayacağım”, “Billahi (Allah’a yemin ederim ki) şunu yerine getireceğim, getirmeyeceğim, şuraya gideceğim, gitmeyeceğim” şeklindeki beyanlar böyledir. Yemin etmek aslında mubah bir davranış olmakla birlikte, gereksiz yere yemin etmek ve onu alışkanlık hâline getirmek doğru değildir.

Yerine getirilmesi mümkün ve mubah olan bir şeyi, ileride yapacağına veya yapmayacağına yemin eden kişi, bu yeminini yerine getirmelidir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, V, 470-471).

Kur’an-ı Kerim’de, verilen sözün yerine getirilmesi hakkında:

“YEMİNLERİNİZİ KORUYUNUZ (YERİNE GETİRİNİZ)” (Mâide, 5/89),

“ALLAH ADINA YAPTIĞINIZ AHİTLERİ YERİNE GETİRİN. ALLAH’I KEFİL TUTARAK KUVVETLENDİRDİKTEN SONRA YEMİNLERİNİZİ BOZMAYIN. ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH, YAPTIKLARINIZI BİLİR.” (Nahl, 16/91)

Bu itibarla bir müslümanın yemin etmemesi, yemin etmişse bu, verdiği söze Allah’ı şahit tutmak demek olduğundan mutlaka yeminine bağlı kalması gerekir.

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 332-335
(DİYANET MÂİDE SURESİ 89. AYET TEFSİRİ)

“ALLAH, BOŞ BULUNARAK ETTİĞİNİZ YEMİNLERLE SİZİ SORUMLU TUTMAZ. AMA BİLE BİLE YAPTIĞINIZ YEMİNLERLE SİZİ SORUMLU TUTAR. BU DURUMDA YEMİNİN KEFFARETİ, AİLENİZE YEDİRDİĞİNİZİN ORTA HÂLLİSİNDEN ON YOKSULU DOYURMAK, YAHUT ONLARI GİYDİRMEK YA DA BİR KÖLE AZAT ETMEKTİR. KİM (BU İMKÂNI) BULAMAZSA, ONUN KEFFARETİ ÜÇ GÜN ORUÇ TUTMAKTIR. İŞTE YEMİN ETTİĞİNİZ VAKİT YEMİNLERİNİZİN KEFFARETİ BUDUR. YEMİNLERİNİZİ TUTUN. ALLAH, SİZE ÂYETLERİNİ İŞTE BÖYLE AÇIKLIYOR Kİ ŞÜKREDESİNİZ”. (Mâide Suresi 89. Ayet Meali)

İFTİRA (KAZF) GÜNAHININ KUR’AN-İ HAD CEZASİ TANIMI VE DELİLİ:
Iftira suçunun ispatlanması halinde 80 celde (sopa) bir hadd cezası gerekir. Bu konuda alimler ittifak halindedirler. Zira bu konuda Kur’an-ı Kerim’de Allah c.c, Iftira fiilini işleyen kimseler için şöyle emretmiştir:

“ İFTİRA ATAN, SONRA DA DÖRT ŞAHİT GETİREMEYEN KİMSELERE SEKSEN SOPA VURUN VE ARTIK ONLARIN ŞAHİTLİKLERİNİ ASLA KABUL ETMEYİN. İŞTE ONLAR YOLDAN ÇIKANLARIN TA KENDİLERİDİR.” Nûr Suresi - 4 . Ayet

Nur Suresi 4. Ayet ile Rabbimizin bize bizatihi buyurduğu emrettiği iftiranın had cezası 80 celde (sopa) kesin bir had cezasıdır.

Son kez özetlemek gerekirse. Musallat şeytan cinlerden kurtulmak için, bazı günahlarda Tevbe istiğfar ile birlikte, Hadd celde cezasında gerekmektedir. Bazı günahlarda musallatlardan kurtulmak için sadece Tevbe istiğfar yeterli gelmemekte ve bazı günahlarda Ta'zîr, Kısas, Had Sopa Celde cezalarıda gerekmektedir. Bu Had cezaları Allah c.c tarafından kesin hükümlerle Kuran-i Kerim’de bizlere ayetlerle kesin olarak Allah c.c ‘nun emirleri olarak belirtilmiştir. Diğer bazı Musallat sebebi günahlar için Had cezasi gerekmez, had yerine farkli kefaretler tazir gerekebilir ve Tevbe istiğfar yeterli gelmektedir.

ZIHÂR KEFARETİ;
Bir Boşama Şekli Olarak Bilinen Zıhâr Yaparak Sonra Pişman Olup Eşlerine Döneceklerin Eşleriyle Birbirlerine Dokunmadan Önce İki Ay Aralıksız Oruç Tutması Gerekir! Kefareti Uygulaması Genelde, “Sen Bana Annem/Babam Gibisin vb” Cümlesiyle Yapıldığından Kefaret Gerekmektedir:

KADINLARINDAN ZIHAR YAPARAK AYRILIP SONRA DA SÖYLEDİKLERİNDEN DÖNECEK OLANLAR, EŞLERİYLE BİRBİRLERİNE DOKUNMADAN ÖNCE, BİR KÖLE AZAT ETMELİDİRLER. İŞTE BU HÜKÜM İLE SİZE ÖĞÜT VERİLİYOR. ALLAH, YAPTIKLARINIZDAN HAKKIYLA HABERDARDIR.
(BUNA İMKÂN) BULAMAYAN KİMSE, HANIMIYLA TEMAS ETMEDEN ÖNCE ARDARDA İKİ AY ORUÇ TUTAR. BUNA DA GÜCÜ YETMEYEN, ALTMIŞ FAKİRİ DOYURUR. BU (HAFİFLETME), ALLAH'A VE RESÛLÜNE İNANMANIZDAN DOLAYIDIR. BUNLAR ALLAH'IN HÜKÜMLERİDİR. KÂFİRLER İÇİN ACI BİR AZAP VARDIR. Mücâdele Suresi 3,4. Ayetler

EŞLERİNE ZİNA İSNAT EDENLERİN KUR'AN-İ KEFARETLERİ
Nikahlı karısının zina yaptığını iddia eden fakat bunu dört şahit ile ispat edemeyen bir erkeğe sadece sopa vurup bırakmak sorunu çözmeyeceği ve ailenin birlikte yaşamaya devamı için yeterli gelmeyeceğinden, bundan sonra aile hayatlarının huzurlu bir şekilde yürümesi de imkânsız hale gelir. Bu nedenle karısına zina iftirası veya suçlaması kocasından gelirse farklı hüküm ve yaptırımlara ihtiyaç vardır. Nûr suresindeki 6,7,8,9. ilgili âyetler bu ihtiyaca cevap vermektedir. Ayrıca kazf (iftira) suçu ile ilgili âyetler nazil olunca birçok sahabenin zihninde çeşitli sorular oluşmuş, bu soruları gelip Hz. Peygamber’e sormuşlardır.

Yalan ve iftirayı (Kazf) engellemek maksadıyla öngörülen mânevî müeyyidelere ilave olarak eşler arasında karşılıklı lanetlemenin yapılması uygun görülmüştür. Aksini de câiz gören farklı içtihatlar bulunmakla beraber mülâaneye (karşılıklı lânetleşme), âyetteki sıraya göre önce erkek şöyle başlar:

Allah’ı şahit tutarak, karısını aleni açık ve seçik bir şekilde zina ederken gördüğünü dört defa söyler, beşincisinde ise “Eğer yalan söylüyorsam Allah’ın lâneti benim üzerime olsun” der.

Sonra karısı açık ve seçik bir şekilde dört kere, Allah’ı şahit tutarak kocasının yalan söylediğini ifade eder, beşincisinde “Eğer kocam doğru söylüyorsa Allah’ın gazabına uğrayayım” der.

Hâkim ve dinleyici şahit topluluk huzurunda bu yeminleşme yapılınca bazı müctehidlere göre evlilik bağı da çözülmüş olur. Mülâane (karşılıklı lânetleşme) yoluyla çiftlerin ayrılmış olduklarını, tekrar evliliğe dönmelerinin câiz olmadığına idda eden azda olsa farklı muhalif içtihatlar ve görüşlerde vardır.

Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği; kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defada da; eğer yalancılardan ise, Allah’ın lânetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir. Kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah’ı dört defa şahit getirmesi (Allah adına yemin etmesi), beşinci defada da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi, kadından cezayı kaldırır. (NÛR SURESİ 6,7,8,9. AYETLER DİYANET MEALİ)

AYRICA; NAMUSLU KADINLARA (KAZF) ZİNA İFTİRASI İSNAT ETTİKTEN SONRA YALAN İFTİRASINI PİŞMANLIKLA İLAN, İKRAR, İTİRAF İLE TEVBE ETMEYEN VE KÖTÜ HUYLARINI DÜZELTMEYEN SONRA DA DÖRT ŞAHİT GETİREMEYENLER; SABIKALI HALE GELİR, ÖLÜNCEYE KADAR TANIKLIKLARI KABUL EDİLMEZ VE SEKSEN DEĞNEK HADD CELDE CEZASI VARDIR!:

Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte bunlar fâsık kimselerdir. Ama bundan sonra, tevbe edip düzelenler bunun dışındadır. Şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder. (NÛR SURESİ 4,5. AYETLER MEALİ)

“İffetli kadınlar” şeklinde çevrilen muhsanat kelimesi, “evli olsun olmasın, daha önce başka bir olayda iffetle ilgili sabıkası bulunsun veya bulunmasın dava konusu olayda masum olan, zina suçu işlediği ispat edilemeyen, ergenlik çağına ulaşmış kızlar ve kadınlar” manasındadır. (KELİMENİN DİĞER MANALARI İÇİN BKZ. NİSÂ SURESİ24-25).

ALINTI: KUR'AN-İ METAFİZİK KİTABI

RABBİ ZİDNİ İLMEN VE İMANEN VE ELHIKNİ BİSSALİHİN.
Kur'an-i Metafizik Araştırmacı.

MUSALLAT CİN ŞEYTANLARINDAN KUR'AN İLE KURTULMA YÖNTEMLERİ:
Celde Had/Kısas Kefaret Cezaları Ve Vacip Uygulamaların Detayları
KENDİ KANAATLERİ DIŞINDA HİÇBİR AYET VE DELİLE DAYANMAYAN HURAFELER İLE DEĞİL!
Sadece KUR'AN ayet ve deliller ile Musallat Cin Şeytanlarından kurtulabilmek ve daha fazla detay, bilgi ve çözüm yolları için KUR'AN-İ METAFİZİK KİTABINI sipariş edebilirsiniz: metafizik.nl

Kaynak : https://www.hollandaligurbetciler.n...uygulamasi-kur-an-i-delil-ve-detaylari-2.html
 
Üst